Caddede yürürken bir mağazanın ışıl ışıl vitrini dikkatinizi çekti. Farkında olmadan içeri daldınız ve reyonlar arasında dolaşmaya, satılan ürünlere dokunmaya başladınız. 10 -15 dakikalık bir turun ardından ise, kendinizi aslında hiç de ihtiyacınız olmayan bir şeyi satın almak üzere kasanın önünde buldunuz. Sonuç: Hiç aklınızda yokken bir anda ihtiyacınız olmayan bir şeye para verdiniz. Bu senaryo, size tanıdık geldi mi? O zaman size, satın alma psikolojisini tetikleyen nöropazarlamadan bahsedelim.

Nöropazarlama, ürün ve hizmetlerin tüketiciye en doğru şekilde ulaştırılabilmesi için gerekli teknikleri de içeren bir pazarlama tekniği. Hedef kitlenin algılarına yön veren nöropazarlama, tüketicinin satın alma kararını ve davranışını doğrudan etkiliyor. Zihnin nasıl çalıştığını ve nasıl karar verdiğini bilimsel tekniklerle ölçen bu teknik, insanların alışveriş yaparken, karar verme eğilimlerini bilimsel yolla analiz etmeye ve insan davranışlarını anlamaya odaklanıyor.

Şu bir gerçek ki, insanlar birçok kararı, sözel olarak ifade edebildikleri bilinçli zihinlerinden ziyade, bilincin ulaşamadığı zihinsel dürtülerle alıyor. Bunların nasıl çalıştığını geleneksel sorgulama yöntemleri ile keşfetmek zor. Bu nedenle, nöropazarlama ve sinir bilimsel ölçüm teknikleri, son yıllarda bu alanda çok fazla tercih ediliyor. Ürünlerin sergilendiği mekânın atmosferi, kullanılan renk ve ses tercihleri, çalışanların tüketiciye olan davranış tarzı gibi etkenler, nöropazarlama tekniklerine giriyor.

Ancak para, harcaması çok hızlı ve kolay olsa da kazanması oldukça zor. Bu yüzden söz konusu alışveriş olduğunda nöropazarlamanın tuzağına düşmemelisiniz ve kendinizi kontrol etmelisiniz. Unutmayın; alışveriş yapmaktaki birincil amaç, ihtiyacı karşılamaktır. Hiç hesapta yokken aldığınız bir ürün daha eve dönüş yolunda canınızı sıkmaya başlıyorsa, bir kez daha düşünseniz iyi olur.

Sizde “sahip olma” güdüsünü tetikleyen şeylerin ne olduğunu düşünün. Ve en önemlisi, bahanelere sığınmayın. “Şu an bu elbiseye ihtiyacım yok ama yazın olacak”, “Bu eteğin altına giyecek uygun bir ayakkabım yok”, “Bu indirim fırsatı kaçırılmaz” ya da “O davete daha önce giydiğim bir elbiseyi giyemem” gibi tepkilerin hepsi psikolojik birer savunma mekanizmasıdır; yani bir başka deyişle alışveriş eylemini meşru hale getirmek için kendimize söylediğimiz yalanlardır.

Tasarruf önerileri için Paramkiymetli.com adresindeki yazıları takip edin ve paranızın kıymetini her zaman bilin!

Beğendim
Beğendim Sevdim Hahaha Wow Olmadı Kızdım
71