Yeni bir işe başlayacağınız zaman ilk önce sevinir, beraberinde de büyük bir heyecan yaşarsınız. Bu bir “İnanamıyorum, bu işi en sonunda aldım!” hissidir.  Dışarı çıkılır, aile ve en sevilen arkadaşlarla yeni iş kutlamaları yapılır.

Ancak bundan sonra bir “panik” başlar. İşte bu da “Ya bu işi yapamazsam, başarılı olamazsam?” hissidir.  Yeni bir iş ortamı fikri sizi yavaş yavaş korkutmaya başlar. Evet, yeni bir işe başlamak stresli bir deneyim olabilir, ama doğru bir stratejiyle ve olumlu bir bakış açısıyla yeni rolünüz için attığınız bu adım, sizin için heyecan verici ve hatta eğlenceli de olabilir.

Bu haftaki yazımızda, bu geçişi sizler için kolaylaştırmak adına doğru stratejileri ele alacağız ve bazı önerilerde bulunacağız:

–          Kendinize 90 gün Tanıyın

Bir çok kişi yeni işinin ilk gününde kendini gösterme, ilk günden başarıya imza atma zorunluluğu hisseder ve bu yüzden yoğun bir stres altına girer. Halbuki kimse – patronunuz da dahil-  ilk günlerinizde sizden atılım yapmanızı veya süre gelen problemleri bir anda çözmenizi beklemez.

Dolayısıyla, sizin de kendinizden bunları beklememeniz gerekir. Unutmayın ki, şirketi ve yeni rolünüzü tam olarak tanımadan atacağınız her adım, büyük hataları ve yanlış anlaşılmaları da beraberinde getirebilir.

Yapılan bir araştırmada insanların yeni rollerinde etkin olabilmeleri için genellikle 90 güne ihtiyaçları olduğu tespit edilmiştir.

–          Hızlı/ Kolay Başarılara Odaklanın.

Alıştırma devrenizde küçük/ erken galibiyetlere odaklanmaya çalışın. Güvenilir sonuçlu küçük başarılar, itibar sağlamanıza ve üstlerinizin gözünde kredi kazanmanıza yardımcı olacaktır. Burada en önemli nokta şirketinizin/patronunuzun “neyi/ neleri” başarı olarak tanımladığıdır. Hızlı/kolay başarılara odaklanmak faydalı olacaktır ama kısa vadede çok fazla şey yapmaya kalkmayın. En acil olduğunu düşündüğünüz bir veya iki konuya odaklanın ve onları çözmek üzerine çalışın.

–          Yeni beceriler geliştirin.

işe başladığınızda sizden beklenen performansı sergileyemeyeceğiniz konusunda endişeler yaşayabilirsiniz. Unutmayın, sizi işe alan insanlar ne yaptıklarını ve ne istediklerini bilerek sizi tercih ettiler. İşvereniniz muhtemelen “en mükemmelini” aramıyordu. Neden diye soracak olursanız yanıtımız: “Mükemmel” olanlar aynı işte uzun süre performans göstermek istemeyip,  bir süre sonra “yeni fırsatların” arayışına girecektir.

Kendinizi geliştirmek ve yeni beceriler kazanmak istiyorsanız, kendinizin güçlü/zayıf yönlerinden oluşan bir analiz yapın ve sonra zayıf olduğunuz yönleri geliştirerek, iyileştirmeniz gereken alanları tespit edin. Yeni rolünüzün ilk aylarında, eğitimler alarak, bu geçiş sürecini lehinize çevirebilirsiniz.

–          Yeni kültürü keşfetmek:

Her takımın veya her iş kolunun ayrı bir kültürü vardır. Hatta aynı şirkette farklı çalışma prensiplerine/ kültürlerine sahip ekipler görmeniz olasıdır. Buradaki önerimiz, yeni ekibinizi detaylıca gözlemlemek ve bu prensiplere ayak uydurmanız olacaktır. Aksi halde takımın “ yeni” üyesi olarak, yanlış anlaşılabilirsiniz. Yapılan en büyük hatalardan biri “gerçekçi hedefler” belirleyememektir.  Kendi vizyonunuzu yeni ekibinize gösterirken gerçeklerden/var olandan uzaklaşıp, kurum kültürüne aykırı davranış ve kararlarda bulunmak beraberinde hataları da getirecektir.

–          Herkesi tanıyın/ kim olduklarını öğrenin:

Yeni bir göreve başladığınızda “Kim Kimdir?” sorusunu sormak, iş başarısı için kritik önemdedir.  Doğrudan çalışacağınız insanlar kadar diğer birimlerdeki “anahtar oyuncuları” da tanımak  size güç kazandıracaktır. Öyleyse ilk olarak kendi ekibinizden işe başlayın. Kimin hangi işi yaptığını ve hangi alanlarda iyi olduğunu bilin. Kendinizin olduğu kadar takımınızın da güçlü/zayıf yönlerini belirleyerek, artı değer katmaya çalışın.

Biliyoruz sizin paranız kadar zamanınız da kıymetli ancak bizim de yerimiz dar.  Bu nedenle önerilerimize haftaya devam edeceğiz. Bu arada yukarıdaki önerileri düşünme ve hatta uygulama şansınız olabilir, ne dersiniz?

Beğendim
Beğendim Sevdim Hahaha Wow Olmadı Kızdım
3